Ağız ve diş sağlığı ruh sağlığını da etkiliyor

Amerikada CareQuest Ağız Sağlığı Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre her beş kişiden biri ruh sağlığının orta veya kötü durumda olduğunu söylüyor. Bu kişilerin yüzde 34'ünün diş ağrısı, yüzde 30unun şişmiş veya kanayan diş etleri ve yüzde 25'inin çiğneme veya yutma sırasında ağrı ve ağız kuruluğundan şikayetçi olduğu görülüyor. Uzmanlar özellikle pandemide daha da artan ruhsal sorunların kişisel bakıma gösterilen özeni azalttığına dikkat çekerken Ossama Çetinkaya da ağız ve diş sağlığı sorunlarının özgüven eksiliğini beraberinde getirdiğine işaret etti. Çetinkaya, "Ağız ve dişler, sadece beslenmenin değil iletişimin de başlangıç noktası. Ne var ki yetersiz bakım, sararmış dişler veya kötü kokan bir nefes gibi kişilerin özgüvenini düşüren sonuçlar doğurabiliyor. Bu da sosyal hayata karışmaktan çekinmeye ve içe kapanmaya neden oluyor" açıklamasını yaptı. "Evde profesyonel ağız ve diş bakımı yaygınlaşıyor" Pandemide tetiklenen anksiyete, panik atak gibi psikolojik sorunların diş hekimi ziyaretlerini azalttığına değinen Ossama Çetinkaya şunları söyledi: "Araştırmalar, ruh sağlığını kötü olarak tanımlayan kişilerin yüzde 47'sinin diş hekimi ziyaretlerinde gergin olduğunu gösteriyor. Salgın sürecindeki bulaş riskinin de kaygıları tetiklediğini söylemek mümkün elbette. Gözlemlediğimiz ise zorunlu haller dışında diş hekimine görünmemek için evde ağız ve diş bakımını mümkün olan en profesyonel şekilde yapma çabasının arttığı. Nitekim ağız ve diş bakımı kategorisindeki kozmetik ürünlerin kullanımı da giderek yaygınlaşıyor."

Ağız ve diş sağlığı ruh sağlığını da etkiliyor

Amerikada CareQuest Ağız Sağlığı Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre her beş kişiden biri ruh sağlığının orta veya kötü durumda olduğunu söylüyor. Bu kişilerin yüzde 34'ünün diş ağrısı, yüzde 30unun şişmiş veya kanayan diş etleri ve yüzde 25'inin çiğneme veya yutma sırasında ağrı ve ağız kuruluğundan şikayetçi olduğu görülüyor. Uzmanlar özellikle pandemide daha da artan ruhsal sorunların kişisel bakıma gösterilen özeni azalttığına dikkat çekerken Ossama Çetinkaya da ağız ve diş sağlığı sorunlarının özgüven eksiliğini beraberinde getirdiğine işaret etti.

Çetinkaya, "Ağız ve dişler, sadece beslenmenin değil iletişimin de başlangıç noktası. Ne var ki yetersiz bakım, sararmış dişler veya kötü kokan bir nefes gibi kişilerin özgüvenini düşüren sonuçlar doğurabiliyor. Bu da sosyal hayata karışmaktan çekinmeye ve içe kapanmaya neden oluyor" açıklamasını yaptı.

"Evde profesyonel ağız ve diş bakımı yaygınlaşıyor"

Pandemide tetiklenen anksiyete, panik atak gibi psikolojik sorunların diş hekimi ziyaretlerini azalttığına değinen Ossama Çetinkaya şunları söyledi:

"Araştırmalar, ruh sağlığını kötü olarak tanımlayan kişilerin yüzde 47'sinin diş hekimi ziyaretlerinde gergin olduğunu gösteriyor. Salgın sürecindeki bulaş riskinin de kaygıları tetiklediğini söylemek mümkün elbette. Gözlemlediğimiz ise zorunlu haller dışında diş hekimine görünmemek için evde ağız ve diş bakımını mümkün olan en profesyonel şekilde yapma çabasının arttığı. Nitekim ağız ve diş bakımı kategorisindeki kozmetik ürünlerin kullanımı da giderek yaygınlaşıyor."