Hamileleri bekleyen 4 büyük tehlike

İşte bu önemli problemler ve hamilelerin dikkat etmesi gerekenler; Gebelik tansiyonuna dikkat! Hipertansiyon herkeste ortaya çıkması muhtemel bir problem olmakla birlikte erken gebelik haftalarından doğum sonrası lohusalık dönemine kadar uzayabilen, kadın sağlığını ciddi şekilde etkileyebilen bir hastalık olarak karşımıza çıkar. Eğer bir kadında gebelik öncesi hipertansiyon öyküsü varsa gebelikte devam etmesi ve hatta şiddetlenmesi kuvvetle muhtemeldir.Öncesinde Hipertansiyon hikayesi olmayan ve gebelikte Yüksek tansiyon tanısı alan hamileler genellikle 20. Hafta sonrasında bu tanıyı aldıklarını belirten Op. Dr. Onur Meray “Her iki durumda da azalmış karbonhidratlı beslenme, yoğun iş temposundan kaçınarak istirahat ve rutin kadın doğum muayenesi şarttır.” dedi. Erken doğum her hamilenin korkusudur Hamileleri bekleyen bir diğer büyük problem erken doğumdur. İdeal gebelik 40 hafta veya 280 gün sürmelidir. 37. haftadan önce yapılan her doğum erken doğum olarak tanımlanır. 34-37. haftalar arasında doğan bebeklerin istatiksel olarak yeni doğan yoğun bakımda kalış ve doğum sonrası hastalık ve sakatlık ihtimalleri daha azken bu oran 34. hafta öncesi doğan bebeklerde doğum haftası küçüldükçe artmaktadır. Erken doğum nedenleri çok çeşitli olmak ile beraber en önemlilerinin, uterin(rahim) ve servikal(rahim ağzı) anomalileri, önceki bebeklerin erken doğum hikayesi ve sigara kullanımıdır. Düzenli kadın doğum ve gebelik takibinin önemlidir. Gebelik şekerini dikkate alın! Hamileleri bekleyen bir başka büyük sorun gebelik şekeri olarak bilinen hastalıktır.Tıbbi adı gestasyonel diyabet olan bu hastalığın tanısı, takibi ve tedavisi günümüz tıbbı ile artık çok kolaylaşmış ve rutin gebelik takibi içinde yapılmaktadır. Diyabet ailesel geçiş gösteren bir hatalık olduğu için, aile hikâyesi olan ve gebelik planlayan hastalarımızın gebelik öncesi dahiliye uzmanı tarafından değerlendirilmesi, gebe kaldıktan sonra da kadın doğum, dahiliye uzmanı ve diyetisyen kontrolünde kalması önem arz etmektedir. Bu tanıyı alan hastalarımızın dahiliye, kadın doğum uzmanı ve diyetisyen kontrolünde olması sayesinde gebelik boyunca regüle kalan kan şekeri anne karnındaki bebeği etkilememekte ve önemli sakatlıklardan korumaktadır. Çoğul gebelik risklerini hafife almayın! Son olarak çoğul gebelikten bahseden Op. Dr. Onur Meray sözlerini şöyle sürdürdü; “Birden fazla gebelik olması çoğul gebelik olarak tanımlanır, sıklıkla ikiz ve daha az sıklıkla üçüz gebeliklere rastlanılmaktadır. Bu durum aileler tarafından memnuniyetle karşılanan bir haber olsa da çoğul gebelikler, tekil gebeliklere göre oran olarak erken gebelik kaybı, erken dönem kanamaları, erken doğum ve yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde kalış süreleri daha yüksek olan ve gebelik süreci zor geçebilen durumdur. Rutin kadın doğum muayenesi ve bazen daha sık takip gerekliliği nedeniyle. Çoğul gebelik tanısı alan hastaların 2. ve 3. Basamak hastanelere kolay ulaşabilecek yerde olmaları önem arz etmektedir.” dedi.

Hamileleri bekleyen 4 büyük tehlike

İşte bu önemli problemler ve hamilelerin dikkat etmesi gerekenler;

Gebelik tansiyonuna dikkat!

Hipertansiyon herkeste ortaya çıkması muhtemel bir problem olmakla birlikte erken gebelik haftalarından doğum sonrası lohusalık dönemine kadar uzayabilen, kadın sağlığını ciddi şekilde etkileyebilen bir hastalık olarak karşımıza çıkar. Eğer bir kadında gebelik öncesi hipertansiyon öyküsü varsa gebelikte devam etmesi ve hatta şiddetlenmesi kuvvetle muhtemeldir.Öncesinde Hipertansiyon hikayesi olmayan ve gebelikte Yüksek tansiyon tanısı alan hamileler genellikle 20. Hafta sonrasında bu tanıyı aldıklarını belirten Op. Dr. Onur Meray “Her iki durumda da azalmış karbonhidratlı beslenme, yoğun iş temposundan kaçınarak istirahat ve rutin kadın doğum muayenesi şarttır.” dedi.

Erken doğum her hamilenin korkusudur

Hamileleri bekleyen bir diğer büyük problem erken doğumdur. İdeal gebelik 40 hafta veya 280 gün sürmelidir. 37. haftadan önce yapılan her doğum erken doğum olarak tanımlanır. 34-37. haftalar arasında doğan bebeklerin istatiksel olarak yeni doğan yoğun bakımda kalış ve doğum sonrası hastalık ve sakatlık ihtimalleri daha azken bu oran 34. hafta öncesi doğan bebeklerde doğum haftası küçüldükçe artmaktadır. Erken doğum nedenleri çok çeşitli olmak ile beraber en önemlilerinin, uterin(rahim) ve servikal(rahim ağzı) anomalileri, önceki bebeklerin erken doğum hikayesi ve sigara kullanımıdır. Düzenli kadın doğum ve gebelik takibinin önemlidir.

Gebelik şekerini dikkate alın!

Hamileleri bekleyen bir başka büyük sorun gebelik şekeri olarak bilinen hastalıktır.Tıbbi adı gestasyonel diyabet olan bu hastalığın tanısı, takibi ve tedavisi günümüz tıbbı ile artık çok kolaylaşmış ve rutin gebelik takibi içinde yapılmaktadır. Diyabet ailesel geçiş gösteren bir hatalık olduğu için, aile hikâyesi olan ve gebelik planlayan hastalarımızın gebelik öncesi dahiliye uzmanı tarafından değerlendirilmesi, gebe kaldıktan sonra da kadın doğum, dahiliye uzmanı ve diyetisyen kontrolünde kalması önem arz etmektedir. Bu tanıyı alan hastalarımızın dahiliye, kadın doğum uzmanı ve diyetisyen kontrolünde olması sayesinde gebelik boyunca regüle kalan kan şekeri anne karnındaki bebeği etkilememekte ve önemli sakatlıklardan korumaktadır.

Çoğul gebelik risklerini hafife almayın!

Son olarak çoğul gebelikten bahseden Op. Dr. Onur Meray sözlerini şöyle sürdürdü; “Birden fazla gebelik olması çoğul gebelik olarak tanımlanır, sıklıkla ikiz ve daha az sıklıkla üçüz gebeliklere rastlanılmaktadır. Bu durum aileler tarafından memnuniyetle karşılanan bir haber olsa da çoğul gebelikler, tekil gebeliklere göre oran olarak erken gebelik kaybı, erken dönem kanamaları, erken doğum ve yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde kalış süreleri daha yüksek olan ve gebelik süreci zor geçebilen durumdur. Rutin kadın doğum muayenesi ve bazen daha sık takip gerekliliği nedeniyle. Çoğul gebelik tanısı alan hastaların 2. ve 3. Basamak hastanelere kolay ulaşabilecek yerde olmaları önem arz etmektedir.” dedi.